Bugün o günlerden biri... Londra'da, özellikle şehrin kuzeyinde hayat tamamen durur, bir maça odaklanır... Arsenal - Tottenham.
İki takım arasındaki rekabet, 1900'lü yılların başına dayanıyor. Arsenal'in stadını Highbury'e, yani White Hart Lane'in (Tottenham'ın stadı) yaklaşık 6-7 kilometre kadar yakınına taşıması bir nevi mahalle rekabetine yol açıyor. Ama asıl fitili ateşleyen başka bir olay. 1919 yılında, birinci ligin 22 takıma çıkarılması kararına varılıyor. Yani bu 2 tane ekstra takım için yer demek oluyor. O sırada ligde 20 takım var, ve düşmesi kesinleşen takımlar 19. Chelsea ile 20. Tottenham. İkinci ligden de çıkan iki takım kesin var. Mantık olarak Chelsea ve Tottenham'ın ligde tutulması gerekirken, federasyon Chelsea'nin kalma başvurusunu kabul ediyor ve diğer yeri başvuruya açık bırakıyor. 20. Tottenham, 2. lig üçüncüsü Barnsley ve 2. lig altıncısı Arsenal, Wolves, Nottingham Forest gibi takımlar başvuruyor. Oylama sonucunda, bu ekstra kontenjandan birinci lige dahil olan takım Arsenal oluyor ve doğal olarak, Spurs taraftarları çileden çıkıyor ve Arsenal'i o zamandan itibaren can düşmanı belliyorlar.
Tabii yıllar geçtikçe, Arsenal Tottenham'dan daha çok başarı kazanıyor. Ama bu süreçte bu rekabet hiçbir şey kaybetmiyor, son 60 yılda toplamda sadece 1 sezonda bu iki ekip aynı ligde bulunmuyorlar ve durmadan birbirlerine karşı maç oynuyorlar.
Taraftarlara bakacak olursak, Tottenham taraftarı ligin en yüksek ses çıkartan 2. taraftarı. Arsenal taraftarı ise tam tersi, hatta eski stadları Highbury ses azlığından dolayı "Library", yani kütüphane olarak anılmaktaydı :) Arsenal taraftarlarıysa Tottenham'ın başarısızlığıyla 2003'ten beri her yıl St. Totteringham's Day adlı bir olayla dalga geçmektedirler. St. Totteringham's Day, her yıl Arsenal'in ligi Tottenham'ın üzerinde bitirmeyi garantilediği gün olarak bellenmiştir. Bu arada bir istatistik, Tottenham son 20 yılda sadece bir kez ligi Arsenal'in üzerinde bitirebilmiş.
Günümüze gelecek olursak, yine maçtan önce medyayı kullanarak taraflar birbirlerini kızıştırmaya çalışmakta. Önce, Rafael Van Der Vaart bir adım attı. Spurs'ün yeni transferi, milli takımdan takım arkadaşı van Persie'yle hep bu maçı konuştuklarını, bu derbinin önemini anladığını ve Spurs'ün Arsenal'den daha büyük bir takım olduğunu açıkladı. Ülkemize uyarlayacak olursak, Dia'nın çıkıp Fenerbahçe Galatasaray'dan büyüktür demesine denk geliyor diyebiliriz :) Bugünse düşen bir haber, Arsenal'in yeni transferlerinden Chamakh'ın derbide ne olursa olsun oynamak istediğiyle ilgiliydi. Wenger, Carling Cup'ta genelde genç oyuncuları oynatır, ve bu senede farklı bir şey yapacağını gösteren bir şey yok henüz. Ama Chamakh, ne olursa olsun böyle mükemmel bir atmosfere sahip bir maçı kaçırmak istemediğini belirtti.
Takımların şu anki durumuna bakarsak, Arsenal ligde namağlup 2. sırada, Chelsea'nin arkasında ve çok formdalar. Son maçta ligin zor deplasmanlarından Sunderland'e karşı 90. dakikada yedikleri golle berabere kalsalarda, futbolları hala dünyanın göze en hoş gelen futbolu. Tottenham'sa iki galibiyet iki beraberlik bir yenilgi ile 5. sırada.
Maçın sanırım Türkiye'de yayını yok, o yüzden internete mahkum gibi gözüküyoruz. Umarım güzel bir maç olur ve sonunda Arsenal kazanır :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder