
Fenerbahçe, Süper Lig'de en iyi derbi oynayan takım. Adamlar ne kadar kötü durumda olurlarsa olsun, rakibi ne kadar iyi giderse gitsin maçını kazanıyor, en azından kaybetmiyor. Hatta bazen öyle şeyler oluyor ki, rakibi bir anda düşüşe geçiyor, kendisi de şahlanıyor (mesela geçen sezonki Galatasaray maçı).
Bu sefer Fenerbahçe kazanamadı, ama kaybetmedi. Maç boyunca çok pozisyon yakaladılar, ama şanssızdılar diyelim. Zaten genelde bu şansları bize tutuyor, Dia'nın kaçırdığı o pozisyonları bizim karşımızda yakalayınca, mutlaka atıyorlar. Her neyse, bence Fenerbahçe Beşiktaş'ı elinden kaçırdı. Çok ciddi pozisyonlar yakaladılar, hele hele Dia'nın 79. dakikada yakaladığı ve kaleciyle teke tek iken aşırtma denediği pozisyonu başka herhangi bir forvet (belki Güiza dışında) gole çevirirdi. Ancak oyun boyunca üstün olan tarafın (özellikle 2. yarıda) Fenerbahçe olduğunu söyleyemeyiz. Top daha çok Beşiktaşlılar'ın ayağındaydı, ancak onlar da çok üretken olamadılar. Sonuçta aslında Fenerbahçe'nin hakettiği bir maçtı ama futbol bu, adaleti yok, Beşiktaş o kısa sürede 2.yi de bulabilirdi, Fenerbahçe farka da gidebilirdi.

Fenerbahçe'de Dia bence en etkili oyuncuydu. İlk yarı soldan, ikinci yarı sağdan rüzgar gibi uçtu resmen. Topu ileri taşımayı becerdi, hele sonlarda takım kontraya çıkarken inanılmaz etkili oldu. Bitiriciliğini geliştirebilirse Fenerbahçe için inanılmaz yararlı olacağı aşikâr. Volkan da orta karar bir performans gösterdi, ama sakatlığı onu bir süre oynatmayabilir. Maçta oynamaya devam etti, ama o an ısınılmış durumda olunduğundan o sakatlık çok da ciddi etkisini göstermez, sonradan kendini belli eder. Lig TV'de dizinin şişliğini gösterdi. Zaten sakatlığından sonra rahatça ilk hamlede kontrol edebileceği bir iki topu sektirdi, bunu gören Beşiktaşlıların uzaktan dan-dun vurmayı denemesi lazımdı, hele üretken olamadıkları dakikalarda.
Beşiktaş'ta ise günün en iyisi kanımca Ernst'ti. Kendisinden beklenilmeyecek kadar hücuma yararlı destek verdi, savunmada da görevini yerine getirdi. Beşiktaş'ı Guti iflas ettiğinde atakta tutan isimdi. Beşiktaş'ın en merak edilen isimleri Guti ve Quaresma'ysa maç boyunca çok da etkili olamadılar. Guti golünü attı penaltıdan, hatta penaltıya götüren pası da attı ama oyunu daha çok domine edebilirdi diye düşünüyorum. Quaresma'ysa istediği topları bir türlü alamadı.

Beşiktaş'ta değinilecek iki oyuncu daha var. Biri İbrahim Üzülmez. Kırk yıllık sol bek, belki de hayatında ilk kez sağ bek oynamak zorunda kaldı, gayet de iyi oynadı. Delinho son iki sezondur resmen bir şarap gibi, gittikçe futboluyla zevk vermeye başladı. Sağ tarafta yapabildiği kadar bindirme de yaptı, zaten ikinci yarı Özer Hurmacı'nın pek alakası yoktu oyunla, İbo rahat rahat hücuma geldi. Sağ ayağına biraz daha güvenebilse oradan Beşiktaş daha etkili olabilirdi, ama ortalarını hep sol ayakla açmayı deneyince Fenerbahçe savunmasına çok da tehdit oluşturmadı.
Diğer isimse, Nihat Kahveci... 2 sezondur resmen yok ortalıkta, bugün de herhalde kariyerinin en kötü maçlarından birini çıkardı... 90 dakika oyunda kalmasınıysa hem Ekrem'in, hem de Hakan'ın sakatlıklarına borçlu.
Özetlemek gerekirse, Fenerbahçe eğer yakaladığı pozisyonları gole çevirebilseydi, şu an bu yazı tarihi bir farktan bahsediyor olacaktı. Son sözümse bir istatistik olsun... Fenerbahçe, Alex'in doksan dakikayı tamamlamadığı hiçbir lig maçını kazanamamış bu sene...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder