
5. hafta sonunda zor da olsa puanımızı 9'a yükseltmeyi başardık, Bucaspor'u 1-0 mağlup ederek. Golümüzü 69. dakikada ceza sahası dışından düzgün bir vuruşla Ayhan Akman kaydetti. Maçta kırmızı kart gören olmazken, Galatasaray'da 1, Bucaspor'da da 3 oyuncu sarı kart gördü.
İlk yarı tamamen dengede geçti, iki takim da net pozisyon bulamadi. Serkan'ın bindirmeleri arada bir etkili olacak gibi oldu ama tam istenilen gercekleşmedi. Yazacak çok bir şey de yok zaten oyunun bu bölümü hakkinda.
55-60'dan sonra oyun biraz hızlandı, zaten 69. dakikada da golümüz geldi. Ayhan topu önce bir geriye götüreyim dedi, kaptıracak gibi olunca topu geri kazanıp kaleye döndü, biraz ilerledi, sol ayağıyla direğin iç kısmına düzgün bir vuruş yaptı ve takımımızı öne geçirdi. Kalan 20 (uzatmalarla 25) dakikadaysa tabiri caizse kapandık, kontrataklarla gol aradik hatta 2-3 kere pino'yla çok yaklaştık, ama bulamadık. zaten maçın sonlarını da Buca'nın sol korner direğinde geçirdik, maçı da 1-0 galibiyetle tamamladık.
Genel olarak bir iki not düşmek gerekirse, bir kere bu zeminde futbol mutbol oynanmaz. ikincisiyse, eğer ligde daha ilerlemek istiyorsak oyunumuzu biraz geliştirmemiz gerekecek. Ayhan'ın golü dışında, Pino'nun birkaç fantastik denemesini saymazsak şutumuz yok kaleye. Belki savunma anlamında iyi organize olmaya başladık, ama hücumda da hiç organize değiliz ve kabul etmeliyiz ki iki maçtır şansa goller buluyoruz. Misi'yi ne kadar kısa sürede efektif kullanmaya başlarsak o kadar iyi.
Bireysel performanslara gelecek olursak;
UFUK CEYLAN: Maç boyunca kendisine çok iş düşmedi, ilk yarı soldan etkisiz bir şut geldi, ikinci yarıysa uzaktan İbrahim DAğaşan iyi bir şut çekti ama onu da kontrol etti. Bir ara sakatlanır gibi oldu, ama neyse ki bir sey olmadi, aykut bu, ne yapacağı belli olmaz. :)
SERKAN KURTULUŞ: Bu sezon sağ bekte denediğimiz üçüncü oyuncu Serkan. Asıl mevkiisinde de ilk kez forma giyebildi bu sezon, ki kanımca gayet de iyi bir performans sergiledi. Savunmada yer yer Mendy'e karşı pozisyonunu kaybetse de, yakalamayi başardı. Ofansif bindirmeleri de Sabri kadar etkili olmasa da, Ali Turan kadar kotu degildi. Sabri sakatken onunla devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Oyundan çıkarken çok da acı çekiyor gibi gözükmüyordu Serkan, umarım sadece bir kramptır.
LUCAS NEILL: Geçen haftadan farklı olarak, bugün sağ stoperde başladı Neill. Bugun savunmada yine iyiydi de, takımı ileri taşıyan, bir anda kaleciyle teke tek birakan veya etkili pozisyon bırakan paslarından birini goremedik malesef.
SERVET ÇETİN: Az kalsın kendi kalesine bir gol atıyordu, onun dışında o da normal oynadı. Hücuma pek katkısını beklemiyoruz zaten pas anlamında. Bugün ileri çok pas denememesi takım için iyi oldu.
EMILIANO INSUA: Adını pek duymadık kendisinin, hücuma pek katılmadı, savunmada da pek işi olmadı, etliye sütlüye karışmadı pek yani :) Takımda sarı kart gören tek oyuncu oldu.
MUSTAFA SARP: Lig TV spikeri kendisinin iki maçtır mükemmel oynadığını ima ediyor da, ben valla pek neden olduğunu anlayamadım. O da etliye de sütlüye de karışmıyor, bugünden akılda kalan tek hareketi son dakikalarda Pino'ya ettiği küfür olacak herhalde.
AYHAN AKMAN: Galatasaray'ın en tecrübeli oyuncusu Ayhan. Her sene 1-2 maçta böyle müthiş oynar, gol atar, takımı kurtarır ondan sonra da bütün sene klasik çizgisinde devam eder. Bu maç da o maçlardan biriydi. Belki çok pas yapamadı ama işte, bir anda gol pozisyonu yakaladı, onu da değerlendirdi. Golden sonra sevincini Rijkaard'la paylaşması da bir nevi eleştirilere cevap oldu, malum medyada çok haber çıktı bazı Türk oyuncular Rijkaard'la konuşmuyor diye, Ayhan da onlardan biriydi.
JUAN PABLO PINO: Kolombiyalı, ne kadar etkili bir oyuncu olabileceğini gösterdi bu maçla bize. Tam olarak hazır olmadığı belli, ama haftalar ilerledikçe daha iyi bir Pino izleyeceğimizi düşünüyorum. Sonlarda da Mustafa Sarp'tan iyi bir küfür yedi, pas da verebilirdi ama şut çekmek için çok zor bir pozisyon değildi bence, hem pası kesilebilirdi rahatça.
ZVJEZDAN MISIMOVIC: Demeye dilim varmıyor ama, sahadaki en etkisiz isimlerden biriydi Galatasaray için bugün. Çok pas hatası yaptı, özellikle ikinci yarı topla çok çok az buluştu, onlarda da topu kaptırdı. Zaten golü attıktan sonra Rijkaard hemen onu çıkardı, Cana'yı aldı. Zamanla alışacak takıma umarım.
HARRY KEWELL: Bugün futboluyla çok göz doldurmasa da, yine birilerine sinirlendi, polemiğe girdi... Yapma Daddy Cool, yakışıyor mu sana...
MILAN BAROS: Misi ve Kewell gibi, o da etkisizdi bugün. Tek göze çarpan yanı o korner direğinde vakit geçirirken, İbrahim Dağaşan ona faul yaptıktan sonra onunla dalga geçer gibi hareketler yapmasıydı, Lig Tv kameraları yakalayabildi onları.
AYDIN YILMAZ: Kewell'ın yerine girdikten sonra, sol kanada biraz da olsun hareket getirdi, hatta Baros'a müthiş bir top bıraktı ama Baros az farkla ofsayttaydı. Fiziksel olarak kariyerinin en iyi durumunda, takıma gittikçe daha yararlı olacaktır.
LORIK CANA: Misi'nin yerine, oyunu tutmak için girdi, çok iş düşmedi kendisine. Hatırlayabildiğim tek hamlesi yarı sahayı hızlıca geçmemize yarayan bir pas. Daha çok oynaması dileğimiz.
GÖKHAN ZAN: Sakatlanan Serkan'ın yerine girdi oyuna, son 1-2 dakika için. Girişiyle Neill sağ beke geçti, o da stoperde takıldı 1-2 dakika. Bir tane takımı atağa çıkartan pas atıp bu 1-2 aylık süre boyunca iyi bir iş yapma kotasını da doldurmuş oldu.
Son olarak; daha coşkulu, atak oynayan bir Galatasaray istiyorum ben, gol attıktan sonra Anadolu takımı gibi kapanan değil...